Türkiye Ekonomisindeki Temel Sorunlar

KOBİ Ajanda

İş Geliştirme Uzmanı
Yönetici
21 Kasım 2022
170
58
28
Türkiye ekonomisi yapısal sorunlar ve döngüsel dalgalanmalar nedeniyle çeşitli zorluklarla karşı karşıyadır. En temel sorunlardan biri kronik yüksek enflasyondur. TCMB'nin düşük faiz oranı politikası ve döviz kurunu baskılama çabaları TL'nin değer kaybını hızlandırmış veya ithalat maliyetlerini artırarak enflasyonu tetiklemiştir. Bir diğer sorun ise cari açığın sürdürülemezliğidir. Enerji veya ara mal ithalatına bağımlılık dış ticaret dengesini bozar ve döviz rezervlerini aşındırır.

Ayrıca işsizlik (özellikle genç nüfus arasında) ve kayıt dışı ekonomi verimliliği azaltan faktörlerdir. Siyasi belirsizlikler ve reform eksikliği yatırımcı güvenini zedeleyerek ekonomik istikrarsızlığı derinleştirmektedir. Türkiye ekonomisindeki temel sorunlar nelerdir?

Ekonomideki bir diğer kritik sorun ise verimsiz kamu harcamaları ve yüksek borç stokudur. Kamu kaynaklarının verimsiz kullanımı bütçe açığını artırırken, özel sektörün dış borç yükü kırılganlığı artırmaktadır. Üretimde katma değerin düşük olması ihracatın rekabet gücünü zayıflatmaktadır. Ayrıca finansal sistemdeki dolarizasyon para politikalarının etkinliğini sınırlamaktadır. Uzun vadede, eğitim-istihdam uyumsuzluğu, teknolojik inovasyon eksikliği ve yeşil dönüşümde gecikme gibi yapısal sorunlar sürdürülebilir büyümeyi engellemektedir. Çözüm için tutarlı makroekonomik politikalar, kurumsal reformlar ve üretim odaklı stratejiler esastır.

Türkiye'de enflasyon nasıl düşürülür?​


Türkiye'de enflasyonu düşürmek için para politikasında tutarlılık, mali disiplin ve yapısal reformlar şarttır. Merkez Bankası'nın bağımsız ve etkili faiz oranı politikası, Türk Lirası'nın aşırı değer kaybetmesini önleyerek fiyat istikrarını destekleyebilir. Kamu harcamalarını kontrol altına almak ve vergi politikalarını gözden geçirmek enflasyonist baskıları azaltacaktır.

Ayrıca, üretim ve ihracatı artırmak, ithalat bağımlılığını kırarak maliyet enflasyonunu azaltabilir. Enerji ve tarımda yerli kaynaklara yönelmek, dış bağımlılıktan kaynaklanan fiyat dalgalanmalarını hafifletecektir. Enflasyonla mücadelede şeffaf ve öngörülebilir politikalar, yatırımcı güvenini artırabilir veya uzun vadede istikrar sağlayabilir.

Cari açık neden sürdürülemez?​


Türkiye’nin cari açığının sürdürülemez olmasının temel nedeni, yüksek enerji ve ara mal ithalatına bağımlılığı ve düşük katma değerli ihracat yapısıdır. Enerji ihtiyacının %70’inden fazlasını ithal etmek döviz çıkışını kronik hale getirirken, sanayide ara mal ithalatı üretim maliyetlerini artırmaktadır. Öte yandan, ihracatın büyük kısmının düşük teknolojili ürünlerden oluşması nedeniyle döviz girişi yetersiz kalmaktadır. Dış finansmana aşırı bağımlılık, borçlanma maliyetlerini artırarak kırılganlığı artırmaktadır.

Ayrıca, döviz kuru dalgalanmaları ve küresel ekonomik şoklar cari dengedeki istikrarsızlığı derinleştirmektedir. Bu yapısal sorunları çözmeden cari açığı kontrol altına almak mümkün görünmemektedir.

TL'nin değer kaybı nasıl önlenir?​


TL'nin değer kaybetmesini önlemek için öncelikle makroekonomik istikrarın sağlanması gerekir. Merkez Bankası'nın enflasyon hedefini tutturacak ve siyasi müdahalelerden kaçınacak bağımsız bir faiz oranı politikası güvenilirliği artıracaktır. Yapısal reformlar üretimi ve ihracatı artırmalı, döviz arzını güçlendirmeli ve kısa vadeli sıcak para girişlerine olan bağımlılığı azaltmalıdır.

Buna göre, kamu maliyesinin disiplin altına alınması ve kronik enflasyonun kontrol altına alınması TL'ye olan güveni tesis edecektir. Ayrıca, dış şoklara karşı rezerv yastığını güçlendirmek ve ekonomideki dolarizasyonu azaltmak için tasarruf mekanizmaları geliştirilmelidir. Şeffaflık ve öngörülebilir politikalar, yabancı yatırımcı güvenini sağlayarak döviz kuru istikrarına katkıda bulunacaktır.

Genç işsizlik sorunu nasıl çözülür?​


Türkiye'de genç işsizliğin çözümü için eğitim-istihdam bağlantısının güçlendirilmesi ve yapısal reformların uygulanması kritik öneme sahiptir. Mesleki eğitimin sektör ihtiyaçlarına göre revize edilmesi ve staj ve çıraklık programlarının genişletilmesi gençleri iş hayatına hazırlayacaktır. Teknoloji ve Ar-Ge odaklı yatırımların teşvik edilmesi yüksek katma değerli sektörlerde istihdam yaratacaktır. KOBİ'lerin finansmana erişiminin kolaylaştırılması ve girişimcilik ekosisteminin desteklenmesi yeni iş fırsatları yaratacaktır.

Ayrıca kayıt dışı ekonomiyle mücadele edilmesi ve işgücü piyasasının esnekliğinin artırılması gençlerin niteliklerine uygun iş bulmasını kolaylaştıracaktır. Kamu-özel sektör iş birliğiyle geliştirilecek projeler genç işsizliğinin azaltılmasında önemli rol oynayabilir.
 
Son düzenleme: